Maliyetlerin yüksek olmasından dolayı havuç üretimini bırakmaya başlayan çiftçiler, seracılığa yönelmeye başladılar.
1800 nüfuslu beldede bir zamanlar halkın tamamının havuç üretimi yaptığını anlatan belediye meclis üyesi ve başkan vekili İsmail Ural, 1990'lı yıllarda günlük 300 ton havuç satılırken bunun şimdi haftada 30 tona düştüğünü belirtti.
Havuç üretiminde girdilerin artmasıyla beldede 5 ya da 6 üreticinin havuç üretimine devam ettiğini kaydeden Ural şunları söyledi:
''Beldemizde önceden havuç üretimi 4-5 bin dönümde yapılıyordu. Şimdi 250-300 dönümlere düştü. Bu nedenle halk, alternatif ürünlere yöneldi. Özellikle yaz aylarında domates üretimi yapılmaya başlandı. Bunun yanında seracılık başladı.''
Çiftçi, Musa Ural da, 4-5 bin dönüm araziye havuç ektiklerini, şimdilerde bunun 200 dönüme düştüğünü aktardı. Musa Ural, ''Tohum, gübre, su ve mazotun pahalı olmasından dolayı zarar etmeye başlayınca herkes havuçtan soğudu. Domates gibi başka ürünlere yöneldik'' dedi.
Ekilmesinden sökülmesine, temizlenmesinden paketlenmesine kadar zorlu bir üretim süreciyle satışa hazır hale getirdikleri havuçlardan, onca zahmete rağmen para kazanmamaya başladıklarını anlatan üretici Bayram Gülmez de, şöyle konuştu:
''Önceden kiloyla satılan havuç tohumları artık taneyle satılıyor. 1 dekara atılan tohumun maliyeti 1.000 TL. Maliyet yüksek olduğundan artık tükenme noktasında. Bu bizim kasabamızın ata mesleğiydi. Havuççuluk denildiğinde Türkiye'de ilk Yusufça vardı. Artık şu anda ata mesleği elimizden gitti.''
aa